Bursa'nın En GŁncel Yaşam Portalı

Avrupa Yolu Bursa

Modern Bursa'ya adım adım

1801'deki büyük yangının hemen arkasından gelen 1855 depremiyle sarsılan Bursa'da, adeta yeniden şehirleşme gereği duyulmuştur. Bu yıkıcı felaketler, bir anlamda, Bursa'da modern şehirciliğin uygulanabilmesi için ortam yaratarak, yöneticilerin işini kolaylaştırmıştır. Anadolu'da çağdaş kent yönetiminin ilk kez Bursa'da uygulandığını söyleyebiliriz.

Balkan'larda Tuna Valisi Mithat Paşa'dan sonra Bursa'ya sürülen Ahmet Vefik Paşa, Bursa'nın geleneksel mahalleyi temel alan kent dokusunu değiştirmiştir. Çıkmaz sokaklar ile birbirinden bağımsız olan mahalleleri birbirlerine bağlamak için çok önemli çabalar harcamıştır. 1855 depremi ile kentin üçte ikisinin yıkılmış olması, Vefik Paşa'nın bu tür girişimlerini kolaylaştırmıştı. Bursa'daki en önemli imar hareketi de, bu dönemde yapılmıştır. Vefik Paşa, Bursa'da ilk kez tiyatro binası ile modern hastaneyi açmıştır. Hükümet Konağı önünden başlayıp Balıkpazarı, İtfaiye Garajı ve Altıparmak yönüne giden cadde ile Çekirge - Hamzabey - Kaplıcakapı - Zindankapı - Işıklar yolu da, Vefik Paşa döneminde açılmıştır.

1889-1891 yılları arasında Bursa valisi olan Mahmut Celalettin Paşa, Hükümet Konağı karşısından başlayıp ovaya ve oradan da İnegöl'e doğru bir cadde açmaya çalışmıştı. Bu caddeye Yeniyol adı verildi. Celalettin Paşa'nın döneminde, bugünkü sebze halinden, Acemler'e doğru giden yolu açtığı bilinmektedir. 1871-1878 yıllarında ise, Hastane/Tophane Caddesi açılmıştı.

1903-1906 yılları arasında Bursa Valiliği yapan Reşit Mümtaz Paşa da, Maksem'den ovaya doğru Mecidiye/Maksem Caddesini ve ona dik olarak İtfaiye Alanı'ndan Atpazarı Hamamı'na giden Hamidiye/Cumhuriyet Caddesini açtırmıştı. Uludağ yolunu da bu vali açtırmıştı. 1905 yılında, Hamidiye Caddesi, Tahıl Pazarı'ndan Tatarlar'a kadarki bölümü tamamlanarak hizmete açılmıştır.

1910 yılında Gökdere suyu ihalesi Mösyö Lakrovane'ye verilmişti. 1915 yılında şehrin su ihtiyaçlarını belirlemek üzere Bonmezon adlı bir Fransız mühendis getirilmişti. 1918 yılında, Bursa'da şehir içinde 6.000 konutun abone olduğu anlaşılmaktadır. 1926 yılında Bursa'da özel şahıslara ait 13.015 ev vardı. Bunlardan sadece 15'i kâgir, diğerlerinden 200'ü yarım kâgir, 12.800'ü ise kerpiçti.

Bursa'da kentleşme süreci

Asya ile Avrupa, Doğu ile Batı uygarlığı arasında köprü görevi gören bir coğrafyada konumlanan Bursa; önemli geçiş yollarında bir ticaret kenti, Osmanlı İmparatorluğunun ilk başkenti olması sebebiyle tarihi bir kent, Türkiye'nin otomotiv ve tekstil sanayinin merkezi olması nedeniyle endüstri kenti, 20 km. uzaklıktaki sahilleri ve kış sporlarıyla bir turizm kenti, verimli topraklarıyla bir tarım kenti, kültürel avantajlarıyla bir sanat kenti olarak tarihin her döneminde ilgi odağı olarak hızla kentleşen, kalkınan şehirlerimizin arasında yer almıştır.

Bulunduğu konum ve sahip olduğu potansiyeller nedeniyle 1960 sonrasında sanayileşme sürecine girilmesi, Bursa'nın kentsel gelişiminin önemli ölçüde değişmesine neden olmuştur.

Hızlı sanayileşme, göç ve nüfus artışı beraberinde çevre kirliliği, kaçak yapılaşma, işsizlik, suç oranının artması gibi dünyanın büyük metropollerine özgü birçok kentsel sorun doğurmuştur. Hızlı kentleşme ve sanayileşme ile birlikte ortaya çıkan kaçak yapılaşma Bursa Ovası'nı tehdit etmeye başlamış, ruhsatsız konut ve sanayi alanları ovaya yayılmıştır.

Bu sorunlarla mücadele etmek için 90'larda başlayan bir hareketle yerel, ulusal ve uluslararası kaynaklardan yararlanarak içme suyu, kanalizasyon, ulaşım, eğitim, çevre kirliliği, güvenlik, sağlık ve istihdam gibi konularda önemli adımlar atılmaya başlanmış, dönüşüm ve sağlıklaştırma amacıyla birçok proje hayata geçirilmeye başlanmıştır. Sivil toplum örgütleri, özel sektör, üniversite ve vatandaşların giderek artan duyarlığına cevap verebilmek için yeni parklar, binalar, kültür merkezleri, çevresel yatırımlar ve kentsel düzenlemeler yapılmıştır. Ve 2000'lerde Bursa, gelişen kentleşme sürecinde bir değişim sürecine girmiştir.

Planlı Kentleşme Yolunda Atılan Adımlar

Bursa'nın kentsel yapısını, Osmanlı Sultanlarının yaptırdığı "külliyeler" belirlemiştir. Külliyeler, kentin dört bir tarafına dengeli bir biçimde, olasılıkla planlanarak yapılmıştır. Bunun altında, kentte yaşayanların külliyelerden eşit oranda yararlanması düşüncesi olduğu kadar, daha çok yapılan eserlerin görkemini yüceltmeye yönelik bir niyet de yatmaktadır.

Bursa'nın ilk kent planlarının Cumhuriyet döneminde yapıldığını görüyoruz. Gerçi Ahmet Vefik Paşa döneminde, 1855 depreminin yarattığı yıkıntılar fırsat bilinerek, kentin eski planlarında önemli değişiklikler yapılmıştı. Mesela, Bursa'daki çıkmaz sokakların çoğu bu dönemde açıldı. 93 Göçmenleri de, planlı mahalleler kurularak yerleştirildi. İntizam, Rusçuk ve Çırpan Mahalleleri, bu dönemde Bursa'da kurulmuş ilk planlı mahallelerdir.

Bursa kentinin modern anlamda ilk planlama çalışması ise 1924 yılında, Alman Karl Lörcher tarafından ya¬pılmıştır. 1912'de elde edilen halihazır harita üzerine bahçeli konutların etkisi al¬tında, varolan dokuyu tamamen yok saya¬rak hazırlanmış olan bu plan uygulanmamıştı. Bu nedenle, İstanbul'u planlamakta olan Henry Prost'a yeni bir plan yaptırılma gereği duyulmuş, böylece 1940 yılında Prost Planı ortaya çıkmıştır. Prost planı, bir yandan kentin yollarını motorlu araçlara uygun hale getirmeyi amaçlıyor, diğer yandan da Bursa ovasını bir ölçüde yerleşime açıyordu. Prost Planında, Gemlik yolu üzerinde bir bölümün sanayiye ayrılması öngörülmüştü. Darmstad, Gazcılar, Fo¬mara ve Atatürk Caddeleri bu plan karar¬larına göre açılmıştır.

1958 yılındaki büyük Kapalıçarşı yangını, kentin yeniden planlanmasını gerektirdi. 1960 yılında İtalyan Luigi Piccinato danışmanlığında "Bursa Nazım Planı" hazırlandı. Piccinato Planı, kuzeyde ova kenarında yeni bir eksen oluşturarak kentin gelişmesini yeniden doğu-batı eksenine oturtmaya çalışıyordu. Kentin, Ankara-Bursa-Mudanya yolu üzerinde doğrusal bir biçimde gelişme¬si önerilmişti. İlk kaçak yapılanmalar bu dönemde görülmeye başladı.

1976 yılında Demirtaş, Kestel, Gürsu, Gö¬rükle, Çalı, Kayapa, Hasanağa ve Akçalar Belediyesini de içine alan yeni bir Nazım Plan hazırlandı. 1976 Planı'nda Bursa'ya, 1980 yılı için üç-üç buçuk katı bir büyüme öngörürken ovanın, olabildiğince korunması amaçlamıştı. Nitekim 1977 yılında "Ova Koruma Proto¬kolü'' hazırlanarak, Bursa Ovası'nın koruna¬cak kesimleri belirlenmiştir. Ancak bu proto¬kol, gerek kaçak yapılar, gerek¬se sanayi kuruluşlarının ovaya yayılmasını maalesef önleyemedi.

1976 yılı 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'na göre; Ankara-İzmir karayolu biraz kuzeye alınmış, yeni karayolu, kentin kuzey yönünde ge¬lişmesinin sınırı olmuştu. İlk Organize Sanayi Bölgesi'nin Bursa'da düşü¬nülmesi, Bursa'nın ülke içindeki önemini arttır¬mış, nüfus ve kentsel gelişimi oldukça hızlandırmıştır.

Hızla büyüyen Bursa'nın kentsel gelişimini şekillendirebilmek için 1995 yılında çalışmaları başlatılan Bursa İli 2020 yılı Çevre Düzeni Strateji Planı 1998 yılında onaylanmıştır. Kentteki bütün karar vericilerin katılımıyla hazırlanan plan, Bursa'nın anayasası olarak kabul görmüştür. Bu planın hedefi; 2020 yılına kadar sürdürülebilir, yaşanabilir bir çevre yaratılması, Bursa'nın tarihsel kimliğinin korunması doğrultusunda, Bursa'nın sektörel gelişme hedeflerini, planlama ilkelerini belirleyerek, bu ilkeler doğrultusunda sağlıklı gelişmesini ve büyümesini sağlamaktır.

1/100.000 ölçekli Strateji Planı, Türkiye'nin ilk örneklerinden olup sağlıklı şehir planlaması üzerine bir model olarak gösterilmektedir. 2005 yılı itibariyle de 1/100.000'lik Çevre Düzeni Strateji Planı'na uygun olarak 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planları çalışmaları sürmektedir.

Tarla yolundan metroya
Bursa, 2,5 milyona yaklaşan nüfusu, gelişmiş sanayisi ve tarihsel mirasın getirdiği kültürel kimliğiyle Türkiye'nin en önemli kentlerinden biridir. Tarihi kent merkezi, ticari aktivitelerini sürdürmekte olup günümüzde de bu özelliğini korumuştur.

Büyük ölçüde tek merkezli bir kent olması, ulaşım talebini merkezde toplamaktadır. Kent, güneyde Uludağ, kuzeyde ise yeşil kuşağın korunmasına yönelik endişeler nedeniyle sınırlandığından doğu-batı doğrultusunda yayılma göstermektedir. Kentte yeni cazibe merkezlerinin geliştirilmesiyle ulaşımın bir merkezde toplanması önlenmiş olacaktır. Amaç, tüm ana merkezleri birbirine bağlayan yüksek kalitede bir ulaşım hizmetinin sağlanmasıdır.

Bursa, nüfusun hızla büyüdüğü ve trafiğin süratle artmakta olduğu bir kenttir. Kentin gelişimi dikkate alındığında, trafik tıkanıklığı açısından kritik bir noktaya yaklaşılmaktadır. Araştırmalar, Bursa kent merkezi içinde trafik akımlarının yılda ortalama % 11 dolayında arttığını ortaya koymaktadır. Bu tablo trafik hızının 6 yıl içinde ikiye katlanacağına işaret etmektedir. Bu yüzden kent içinde iyi bir ulaşım sisteminin kurulması gerekmektedir. Kentte araba sahipliliği hızla artmaktadır; 2003 yılında bin kişiye 93 araba düşmektedir. Bu da hane halklarının % 40'ının araba sahibi olması anlamına gelmektedir.

Bursa'da kentsel ulaşım için benimsenen stratejinin genel amacı, "araçların değil insanların bir yerden bir yere ulaştırılmasına" öncelik tanıyan ve yolcuların gereksinimlerine yanıt veren "entegre bir ulaşım sistemi" yaratmak şeklindedir.

Bu strateji doğrultusunda Bursa'da kent içi ulaşımda yaşanan sorunlara çözüm getirmek amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından "Bursa Hafif Raylı Sistem (BHRS) Projesi" hayata geçirilmiş, kentin batı-doğu ve kuzey hatlarının da tamamlanması hedeflenmektedir.

Ayrıca Toplu Taşım Entegrasyon Projeleri, kavşak projeleri, yeni yol arterleri geliştirme ve sağlıklaştırma çalışmaları ile Bursa kent içi ulaşımı modern ve sağlıklı bir hale getirilmeye çalışılmaktadır.

İzmir-İstanbul Otobanı'nın tamamlanması; Bursa turizminin gelişmesine katkı sağlayacak Teleferik Projesi; şehirlerarası ulaşımı desteklemek amacıyla yürütülen Güzelyalı-İstanbul feribot seferleri Bursa ulaşımına çağ atlatacaktır.

Bursa'da yol ağı; Karayolları 14. Bölge Müdürlüğünün sorumluluğundaki 49 kilometrelik devlet yolu, Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğundaki yaklaşık 12 kilometrelik yakın çevre yolları ile yaklaşık 320 km. uzunluğundaki ana arter ve yine yüzlerce kilometre uzunluktaki yerel yollardan oluşmaktadır. Yolların % 80'i kentsel yol niteliğindedir. Son yıllarda alınan plan kararlarında kentin doğrusal bir şekilde doğu-batı doğrultusunda gelişmesi öngörüldüğünden, kentin gelişme alanlarına da ulaşım talebi doğmuştur.

2003 yılında, günde ortalama 140 bin kişi Bursa-Ray ile, 49.214 kişi Belediye otobüsleriyle (120 oto), 119.500 yolcu özel halk otobüsleriyle (355 oto) ve 82.500 yolcu minibüslerle (610 oto) taşınmıştır. "Bursa-Ray", 2003 yılında Avrupa'da toplu taşıma dalında üçüncülük ödülü almıştır.


Hedef "Sağlıklı Kent" Oluşturmak...

Bursa'nın şimdiki hedefi sağlıklı bir kent olabilmek ve sağlıklı kentleşme sürecini hızlandırmaktır. Kentlerde yaşayan vatandaşların fiziksel, sosyal, ekonomik, çevresel, kültürel ve politik düzeyleri yerel yönetimler için giderek daha fazla önem kazanmaya başlamıştır.

Kentleşmenin ve şehir yapısının kalitesi, insan sağlığı ve sıhhati için temel oluşturmaktadır. Bursa'daki birçok sorun; fakirlik, eşitsizlik, kirlilik, işsizlik, işe/mallara ve hizmetlere erişim zorlukları, ulaşım, toplumsal bağlılığın zayıflaması, konut ve diğer alanlardaki düşük kaliteyle ilişkilidir. Şehir planlamasının sosyal, fiziksel ve ekonomik çevre ile şehirlerin işleyiş şekillerinde etkileri bulunmaktadır. Bu nedenle, kentleşmenin beraberinde getirdiği problemlere çözüm bularak sağlık ve hayat kalitesini arttırma noktasında Bursa Büyükşehir Belediyesi sağlıklı kentleşme için şehir planlamasına önem vererek büyük bir çaba sarf etmektedir.

Bu anlamda; modern ve sağlıklı bir kent oluşturma yolunda yürürken, tüm vatandaşların yeme-içme, barınma, iş, sağlık, ulaşım, eşitlik ve güvenlik gibi ihtiyaçlarının karşılanmasını, yaşam alanlarının en iyi seviyeye yükseltilmesini ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda herkes için kaliteli bir yaşamı hedefleyen "Sağlıklı Şehirler Projesi", Bursa için büyük önem taşımaktadır.
Özellikle Sağlıklı Şehirler Projesi ve Yerel Gündem 21'in hayata geçirilmesi ile kent, tüm yerel katılımcılar ve paydaşları karar verme mekanizmalarına katılma; eşgüdüm ve koordinasyon içinde çalışma sürecine girmiştir. En dar çerçeveden kent ölçeğine kadar Bursa ve çevresinin, kabul edilebilir bir sağlık düzeyine ulaşması ve herkes için kaliteli bir yaşamı hedefleyen ve en önemlisi geçmişine sahip çıkan ve yeniliklere açık bir yönetim anlayışıyla; her yönden öncü, önde ve örnek bir şehir oluşturma yolunda gerçekleştirilen bütün çalışmalar, Dünya Sağlık Örgütü'nün yol göstericiliği ve desteğiyle daha da hız kazanmış ve Bursa'yı IV. dönem üyeliğine kadar taşımıştır. Bu yolda, Türkiye'de de "Sağlıklı Şehir" hareketinin gelişimi ve benimsenmesi için Bursa'nın öncülüğünde "Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği" kurulmuş, böylece yeni bir yerel yönetim ve kentleşme anlayışı başlatılmıştır.
Bursa için hedeflenen; sağlıklı, çağdaş, sürdürülebilir, güzel, daha yeşil, tarihi ve geleneksel değerlerini daha iyi koruyan bir kenttir. Bu amaç doğrultusunda; sağlık, sosyal hayat, çevre, turizm-kültür-sanat, ulaşım ve planlama sektörlerini kapsayan, Bursa'daki şehir sağlık düzeyini arttıran proje ve programlar Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülmeye devam etmektedir. Bu projelerle Bursa, herkesin yaşamaktan mutluluk duyacağı bir şehir haline gelecektir.

Çağdaş Bursa
Türkiye ekonomisinin lokomotif kentlerinden olan Bursa, ülke ekonomisine önemli katma değer sağlayan, gelişmişlik sıralamasında önde yer alan bir kenttir. Geniş bulvarları ve caddeleriyle, on bini aşkın sokağıyla, çok sayıda park-bahçesiyle, yüzlerce okulu ve hastanesiyle, binlerce konut ve işyeriyle, tarihi kimliğini oluşturan camileri, medreseleri, türbeleri, çeşmeleri, kaplıcaları, kapalı çarşısı ve hanlarıyla, onlarca kültürel mekanı ve spor tesisiyle, BURSA-RAY kitle ulaşım sistemiyle, BUTTİM (Uluslararası Tekstil Ticareti Merkezi) ve çağdaş otogarıyla ve kenti kuşatan fabrikalarıyla Bursa, bir kentten çok bir ülke görünümündedir.

Bursa'daki gelişme her alanda aralıksız sürmektedir. Ancak bu hızlı gelişme, yoğun yapılaşma, yetersiz altyapı, kanalizasyon ve ulaşım gibi sorunları da beraberinde getirmiştir. Kentsel sorunlar arasında önemli bir yer tutan ulaşıma çözüm bulmak amacıyla, 19 Ağustos 2002'de çağdaş bir ulaşım aracı olan ve 2003 yılında Avrupa'da toplu taşıma dalında ödül alan "Bursa-Ray" hizmete girmiştir. Bursa'nın ana arterlerinde alt geçitler yapılmaktadır. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin aldığı ulusal ve uluslararası ödüller de, Bursa'nın "çağdaş kent" olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini göstermektedir.

Avrupa şehri Bursa
Bursa'nın öncülüğünü yaptığı "Türkiye Tarihi Kentler Birliği"nin kuruluşu, "Avrupa Tarihi Kentler Birliği" üyeliği için atılan ilk adım olmuştur.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Sağlıklı Şehirler Ağı'na III. Faz (1998-2002) 2000 yılında Türkiye'den kabul edilen ilk üye şehir olmuştur.

WHO Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı, kent sağlığı ile ilgili aktiviteleri bütünleştirip sağlığı etkileyen sektörleri bağlantılı duruma getirmek; kent sağlığını ve kişisel sağlığı geliştirmek için yapılmakta ve yapılacak olan tüm çalışmaları birleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda yürütülen "Sağlıklı Şehir Projesi", kentte yaşayan ve çalışan insanların fiziki, psikolojik ve çevresel refahlarını geliştirmeyi hedefleyen uzun dönemli bir kalkınma projesidir.

Dünyadaki 6 WHO Bölge Ofisi'nde, 66 ülkede, 220 Dünya kentinde ve 55 Avrupa kentinde devam eden ve gelişen "Sağlıklı Kentler" hareketinin Türkiye'de gelişebilmesi, benimsenmesi, uygulanabilmesi için resmi bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmuş ve bu gereklilikten hareketle Bursa Büyükşehir Belediyesi, konuya önem veren kentleri bir araya getirerek "Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği"ni kurmuştur.

Bursa'daki modern, planlı ve sağlıklı kentleşme her alanda aralıksız sürmektedir.

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=